• Deniz Mistepe

Yasaklar ve Kayıplar


Geçmişini ve tarihini inkar etmek üzerine kurgulanmış, bireylerin özgüvenlerini törpülemeye yönelik strateji ile donatılmış eğitim sisteminin yetiştirdiği, düşünme ve sorgulama kabiliyetini kaybetmiş genç nesiller ile karşı karşıyayız.

Rekabet etmek, akılcı stratejiler ile hareket etmek yerine, hileli oynayan, güçlü olduğunda yok etmeye çalışan, kendisi gibi düşünmeyene hayat hakkı tanımayan bireylerin söz sahibi olmak istediği bir zaman dilimi içerisindeyiz.

Tarihe mal olmuş yüce şahsiyetleri, çıkarlarına alet etmek isteyen, içlerinde biriktirdikleri nefreti ve hazımsızlığı onlar üzerinden kurguladıkları, sanat! eserleriyle dışarıya kusan karanlık zihinleri aydınlatmak değil mi bizlerin görevi?

Yasaklandığı, yok sayıldığı, hor görüldüğü için asırlarca ızdırap çeken bizlerin yapması gereken, dışlamak mı, dışlandığı gibi?

Anlamaya çalışmak mı, anlaşılamadığımız gibi?

Rekabet edecek imkanlara kavuşmuş olduğumuz halde akılcı rekabet etmemek mi? Yoksa, daha önce yüzleştiğimiz çirkefliklerin başka çeşitlerini yaşatmak mı, gönüllerini kazanabileceğimiz insanlara?

Asırlarca, yanlış bilginin zehri ile uyuşturulmuş bir neslin, tedavi edilmesi için takip edilmesi gereken yöntem , farklı bir zehri enjekte etmek mi, bizi anlamadığından şikayet ettiğimiz insanlara?

Konuşturulmadığımız, yasaklandığımız, anlaşılamadığımız zamanlarda bizlere yapılan zulmün değişik bir açıdan yankılanması değil midir, farkında olmadan yükselttiğimiz sesimiz?

Değerlerimizin sunulma biçimlerini beğenmiyorsak eğer, alternatifler üretmek durumunda değil miyiz?

Başkalarının bizlerin düşüncesine göre doğru olmayan sunumlarını, olması gerektiği şekilde paylaşabilecek imkanlarımız varken, bu imkanları kullanmamak, hali hazırda sunulanı yok etmeye çalışmak, dün şikayet ettiğimiz tek seslilikten farklı olarak neyi ortaya koyabilir?

Gerçek olan ile olmayan arasındaki farkı, ancak her iki alternatif bilgiye ulaşabilen insan idrak edebilir. Alternatifleri ortadan kaldırmakla, kazanabileceğimiz yepyeni bir nesli daha kör, topal bırakmak bizlerin hakkı mıdır?

Her insana, düşünceye, inanışa eşit mesafede yakın olması gereken bizler, bu esnekliği, bu hoşgörüyü kaybeder, dünün zalimlerinin oklarını, bugünün temiz dimağlarına saplarsak, o zavallılardan bizleri ayıran hangi değerleri ortaya koyabiliriz?

Dünün yasaklayıcı zihniyetlerinin yıkımlarını tamir etmeye çalışan bugünün nesilleri olarak, gelecek kuşaklara aynı dışlayıcı oyunun farklı bir sahnesini izlettirmekten ziyade, daha çok sorgulayabilen, daha çok bilen ve bildiklerinin ışığında aynayı kendine çevirebilen nesillerin yetişebileceği ortamı hazırlamak olmalı görevimiz.

Yasaklayarak, görmezden gelerek ve değişime direnerek gelecek inşa edemeyiz.

...

#Psikoloji #Siyaset

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now